Z jenerasyonu: İstatistiklere değil, bireylere odaklanma zamanı

November 14, 2016

Z jenerasyonu, diğer adıyla milenyaller hakkında sık sık farklı yorumlar yapılıyor. Bazı uzmanlara göre Z jenerasyonuyla çalışmak kolay. Bazı yöneticiler ve İK uzmanları ise milenyallerin çalışma biçimini ve özelliklerini eleştiriyor. Peki, Z jenerasyonu hakkında söylenen her şey doğru mu? Araştırmalar neler gösteriyor?

 

 

 

“İş yerlerine sadık değiller, sosyal medyada çok fazla vakit geçiriyorlar, iletişim kurmakta başarısızlar, sorumluluk almıyorlar…” Bu ve benzeri yorumlar sık yapıldığı gibi Z jenerasyonu genelde başarılı, üretken ve yaratıcı da bulunuyor. En önemli nokta ise olumlu ya da olumsuz bu jenerasyonun diğer çalışanlardan tamamen farklı bir yere konumlandırılması. Pew Araştırma Merkezi tarafından 2015’te yapılan araştırmaya göre Amerika’da yüzde 52’lik (53,5 milyon) bir orana sahip milenyaller en büyük çalışan grubunu oluşturuyor. Bu derece büyük bir orana sahip bir çalışan profili olarak Z jenerasyonu işverenlere “Z jenerasyonunu nasıl işe alırız? Nasıl işe bağlarız? Nasıl mutlu ederiz?” gibi soruları oldukça sık sorduruyor. CHG CEO’su Scott Beck, çalışanlarının yüzde 55’ini kapsayan milenyaller hakkında deneyimlerini ve yanlış bilinenleri paylaşıyor.

(Bazı bilim insanlarına göre Z kuşağı 1995′ten sonra, bazılarına göre ise 2003′ten sonra başlıyor. İlk görüşü kabul edersek bu gençlerin en büyüğü artık 21 yaşında)

 

İşte Z jenerasyonuna dair tespitler:

 

1.Milenyaller düşünüldüğü kadar farklı değil

 

Araştırmalara göre Z jenerasyonuyla diğer jenerasyonlar arasındaki fark abartılıyor. HBRtarafından yapılan bir araştırmaya göre yaşa bakıldığında elbette çalışanlar arasında bazı temel farklar var, fakat bunlar milenyallere bağlı farklar değil. Beck, yaptıkları anketler ve araştırmalara göre çalışanlarının yaştan bağımsız olarak genelde aynı şeyleri sevdiklerini ve aynı şeylerden şikayet ettiklerini belirtiyor.

 

2.Herkes işinin anlamlı olmasını istiyor

 

29 ülkede 7 bin 700 milenyal çalışanın ele alındığı 2016 Deloitte Milenyal Anketi’ne göre katılımcıların yüzde 90’ı işlerinde yeteneklerini kullanmak istediklerini belirtiyor. Beck, çalışanların kendilerine değer veren ve yaptıkları işin önemli olduğunu hissettiren kurumlarda çalışmak istediğini söylüyor. Beck, “Z jenerasyonunun işten çok fazla şey beklediğini söylemek doğru değil. Yeteneklerini kullanarak çalışmak ve adil haklarasahip olmak tüm çalışan grupların ortak beklentisi” şeklinde konuşuyor.

 

3.Herkes kendisini geliştirmek istiyor

 

Beck, tıpkı tüm jenerasyonlarda olduğu gibi Z jenerasyonunda da kişisel gelişimin çok önemli olduğunu söylüyor. Intelligence Grup tarafından yapılan milenyal araştırmasına göre katılımcıların yüzde 79’u yöneticilerinin mentor ya da koç olmasını beklediklerini vurguluyor.

 

4.Önemli olan birey, istatistikler değil

 

Araştırmalara göre şirket kültürünü genç çalışanların beklentilerine göre geliştirmek kurumları gençleştiriyor ve ileri taşıyor. Fakat bu noktada sırf aynı yaştalar diye bir çalışan grubundaki herkesin aynı olduğunu düşünmek doğru değil. Kurumlar bireylere ayrı ayrı ne kadar değer verirse, organizasyon da o derece güçleniyor. Eğer çalışılan kurum kişinin kişisel gelişimine ve fark yaratmasına fırsat veriyorsa ve bireyin yeteneklerini merkeze alıyorsa o kurumun tüm yaş grupları için doğru bir yer olduğu söylenebilir. 

 

 

Çiğdem Çalık, 7 Kasım 2016

 

Yazının Alıntılandığı Kaynak: http://www.kariyer.net/ik-blog/z-jenerasyonu-istatistiklere-degil-bireylere-odaklanma-zamani/?utm_source=mailing&utm_medium=email&utm_campaign=ikblognewsletter/

 

Please reload

Öne Çıkanlar

İŞ DEĞERLEMESİ ve ÜCRET YÖNETİMİ

August 9, 2018

1/10
Please reload

Son Yayınlananlar

May 3, 2019

Please reload

Etiketlere Göre Arama